Android Telefonlara Root Atmanın Olumlu ve Olumsuz Yanları Nelerdir?

Android Telefonlara Root Atmanın Olumlu ve Olumsuz Yanları Nelerdir?

Android cihazlarda sistemsel işlemleri yapabilmek için root izni gerekmektedir. Bu yetki olmadan android cihazlarda sistemsel değişiklik yapmak olanaksızdır. Android cihazlar genellikle kullanıcılara root izni vermeyen yapılarıyla piyasaya sürülüyorlar. Bu demek oluyor ki android telefon üreticileri cihazlarda sistemsel değişiklik yapma yetkisini kullanıcılara vermemektedir. Bu durumda android telefon kullanıcıları cihazlarına tam olarak hâkim olamıyorlar ve onları diledikleri gibi programlayamıyorlar.

Yukarıda sıraladığımız bilgiler ışığında aslında android cihazlara root atmak onları sistemsel olarak yönetebilecek duruma getirmek demektedir. Cihazın üreticiden geldiği durumdaki ayarlarını değiştirebilmek adına root atmak gerekmektedir. Bu açıdan root işlemi telefonunuza ufakta olsa zarar verme riski taşımaktadır. Root atma işleminin temeline göz attığımızda ise aslında bu işlem cihazı telefon ya da tablet olması fark etmeksizin kullanıcılara root yetkisi vermektir.

Root Atmanın Faydaları Nelerdir?

Root işlemi sonrasında android işletim sistemli cihazınıza özelleştirilmiş ROM kurabileceksiniz. Bu şu demek oluyor. Android cihazınıza üretici tarafından yüklenen yazılımları beğenmiyorsanız bu sayede bu yazılımları güncelleyebilir ya da değiştirebilirsiniz. Rom değişikliği sayesinde cihazınızın arayüzü değiştirebilecek ve kullanım tarzını kendiniz belirleyebileceksiniz. Android cihazınızın titreşim özelliğini, ekran ayarlarını, işlemci performansı ve hızını, ses özelliklerini, gizli durumdaki dosyaları, flaş ışığı derecesini ve kamera ayarları gibi her türlü fonksiyonunu özelleştirebilir ve performansını iyileştirebilirsiniz.

Google Play Store’da bazı uygulamaları sadece root atılmış cihazlar çalıştırabilmektedir. Bu uygulamaları da root işlemini tamamladıktan sonra kullanmaya başlayabilirsiniz. Telefon konuşmalarını kaydeden uygulamalar özel hayatın gizliliği nedeniyle üreticiden doğrudan gelen cihazlar tarafından kullanılamamaktayken root atılmış cihazlar bu uygulamaları oldukça rahat ve fonksiyonel bir biçimde kullanabilmektedir.

Root atma işlemi sayesinde üreticilerin telefona yükledikleri ve kullanıcılar tarafından kaldırılamayan gereksiz uygulamaları da kaldırabilirsiniz. Android cihazların hafızalarında hatırı sayılır bir yer işgal eden bu zorunlu uygulamalar genellikle kullanıcılar tarafından neredeyse hiç kullanılmamaktadır. Bu uygulamaların bir diğer olumsuz özelliği ise cihazların arka planlarında açık kalmaları ve hem pil ömrünü kısaltması hem de hız performansını düşürmesidir. Root atma işlemi sayesinde bu uygulamaları cihazınızdan kaldırabilir ve cihazınızın performansını artırabilirsiniz.

Root atma işleminin faydalarından bir diğeri de eğer telefonunuzda SD kart kullanıyorsanız uygulamalarınızı bu SD karta taşıyabilirsiniz. Bu işlem telefonunuzun hafızasını artırmakta ve hız anlamında kayda değer bir artış sağlamaktadır.

Root Atmanın Olumsuz Yanları Nelerdir?

Root atma işleminin birçok olumlu yanının olmasıyla birlikte bir takım olumsuz yanları da mevcuttur. Bu olumsuz yanlardan ilki ve belki de en önemlisi üreticilerin root atma işlemi dolayısıyla cihazın yazılımına direkt olarak bir müdahalede bulunulduğu gerekçesiyle işlemin yapıldığı cihazı garanti dışı bırakmasıdır. Root yapılan telefonu eğer servise gönderecekseniz bu rootu kaldırabilirsiniz. Bu durum kullanıcıya zaman kaybı yaşatması dolayısıyla eleştirilmektedir. Root atma işlemini tecrübesiz iken atarsanız telefona kalıcı sorunlar açmanızda mümkün olabilmektedir. Üretici firmalar eğer ürettikleri bir cihaza kullanıcı tarafından root atıldığını fark ederlerse o cihaza güncelleme göndermeyebilirler.

Root atma işlemi için bazı ülkeler vatandaşlarına sınırlandırmalar getirebilmektedir. Bu sınırlandırmaların aşılması durumunda devletin cezai yaptırımlara başvurması root atma işleminin olumsuz yanlarındandır. Neyse ki Türkiye’de android cihaz kullanıcılarına root atma konusunda herhangi bir sınırlama getirilmemiştir. Root yapan kullanıcılara güncellemelerin gelemeyebileceğinden bahsetmiştik. Bu durumda yapmanız gereken şey cihazınıza ait yazılımları internetten indirmek olacaktır ki bu işlem epey uğraştırıcı olabilmektedir.

Root atma işleminin tamamladıktan sonra cihazınıza uygulama yüklerken 2 kat dikkatli olmak zorundasınız. Çünkü root atılan cihazlar virüslere açık bir hale gelmektedir. Bu açıdan yükleyeceğiniz uygulamaları iyi araştırmalısınız. Root atma işleminin tamamladıktan sonra cihazınızın bir takım özellikleri düzgün çalışmayabilir. Bunların başında kamera, wifi, mobil veri, rehber, galeri gibi özellikler gelmektedir. Bazı kullanıcılar root işlemini cihazlarının pil ömrünü uzatmak adına gerçekleştirmektedir. Ancak root işlemi pil ömrünüzü uzatmanın aksine pilinizi bitirmekte ve kalıcı hasar verebilmektedir. Root atılmış cihaza yüklenen zararlı bir uygulama root izinlerinin kullanarak cihaza çok daha büyük hasar verebilmektedir.

Sizlerde telefonlarınıza ya da tabletlerinize root atmak istiyorsanız bu gibi avantajları ve de avantajları iyice değerlendirip ona göre karar vermelisiniz. Aksi taktirde pişman olabilirsiniz.

Bilgisayar Performansını Koruma

Bilgisayarınızın Hızını ve Performansını Korumak Adına Kullanılabilecek Uygulamalar

Bilgisayarlar artık günlük yaşantımızın bir parçası haline gelmiş ve ayrılmaz bir aksesuarımız olmuş durumdadır. Bu bakımdan bilgisayarlarımızın bakımlarını sıklıkla yapmamız onlardan maksimum verim alabilmemiz adına oldukça önemlidir. Bu yüzden bilgisayarlarımızı dikkatli kullanmakta ve onlara aşırı ve gereksiz yüklememe yapmamalıyız. Yapacağımız her ilave aşırı yükleme bilgisayarımızın performansını kötü etkilemekte ve ondan alacağımız verimi düşürmektedir.

Bilgisayarlara aşırı yükleme yapmaktan kaçınacağımız gibi onları sürekli güncel tutma konusuna da dikkat etmeliyiz. Sürücülerin durumlarını aylık olarak gözden geçirmeli ve eskiyen sürücüleri derhal güncellemeliyiz. Aksi takdirde bilgisayarımız eski sürücülere mahkûm kalacak ve kullanım sırasında sizleri memnun etmeyecektir.

Bilgisayarınızı kullanırken onların aşırı ısınmasının önüne geçmelisiniz. Aşırı ısınma bilgisayarınızın bileşenlerine zarar verebilmektedir. Bu konuda yapmanız gereken şey bilgisayarınızın ısısını anlık olarak takip etmek ve kontrol altına almaktır. Bu konuda piyasada size yardımcı olacak pek çok program mevcuttur.

İşte bilgisayar kullanırken dikkat etmeniz gereken hususlar bunlardır. Bu hususları kontrol altında tutmak adına sizlere birkaç program tavsiye etmek istiyoruz. Bu programlar tamamen ücretsiz olup bilgisayarınızın performansını korumak adına en etkili programlardır.

CCleaner

Bu program sayesinde mevcut durumda kullandığınız bilgisayarınızın bakımını yapabilir ve onu ilk günkü performansıyla kullanabilirsiniz. Oldukça yoğun bir kullanım sonucu bu programı çalıştırarak bilgisayarınızın bu yoğun tempodan etkilenmemesini sağlayabilirsiniz. Bu programı düzenli bir biçimde kullandığınızda bilgisayarımızın bakımlarını periyodik olarak yerine getirmiş oluyorsunuz. Kullanımı oldukça basit olan bu programı bilgisayar kullanımına yeni başlamış kullanıcılar bile rahatlıkla çalıştırabilmektedir. Daha öncede belirttiğimiz gibi tamamen ücretsiz olan bu program vasıtasıyla bilgisayarınızın kayıt defterini, gereksiz ve kullanılmayan dosyaları, sildiğiniz yahut kullanmadığınız uygulamalardan kalan artçı dosyaları kolaylıkla silebilirsiniz.

IObit Driver Booster

Bilgisayarınızdan maksimum verim alabilmeniz için bilgisayarınızın sahip olduğu donanımsal malzemelere uygun olan bir sürücü olması gerekir. Bu açıdan hâlihazırda bu sürücülerden bilgisayarınızda mevcut ise bu durumda yeterli olmamaktadır. Bu sürücüleri düzenli olarak güncellemeniz gerekmektedir. Bu program sayesinde sürücülerinizi kolaylık güncelleyebilecek ve maksimum performans elde edebileceksiniz. Bilgisayar kullanıcıları sürücü güncelleme konusuna gerekli özeni göstermediklerinde bilgisayarlarının bu sebeple yavaşladığını ve performansının düştüğünü çoğu zaman bilemezler. Bu uygulama sayesinde güncellemeleri manuel olarak yapabileceğiniz gibi uygulamaya komut vererek güncelleştirme işlemini otomatik olarak da yaptırabilirsiniz. Bu özelliği sayesinde sürücü güncelleştirme işlemini unutan kullanıcılar da sürücülerini sürekli güncel tutabileceklerdir. Bu programı yüklediğiniz zaman ilk yapacağınız işlem tarama işlemi olmalıdır ki program sürücülerinizin durumunu saptayabilsin. Daha sonra tümünü güncelle seçeneğine tıklayarak eskiyen sürücülerinizi o andan itibaren güncellemeye başlayabilirsiniz.

CPU-Z

Bu program bilgisayarınızda bulunan ana kart, ekran kartı, ram ve diğer bileşenlerin durumunu takip edebilmenizi sağlamaktadır. Takip işlemini bu bileşenlerin çalışma yoğunlukları açısından son derece önemlidir. Bu sayede bilgisayarınızı oluşturan bileşenlerin yoğunluklarını takip edebilecek ve performans iyileştirmesi sağlayabileceksiniz. Bu yararının dışında bu programın bir diğer özelliği ise bileşenlerinizin ısılarını takip edebilmenizdir. Bu sayede aşırı ısınmayla gelen performans düşüklüğü ve bileşen arızalanmalarının önüne geçebilirsiniz. Bu program yukarıda saydığımız programlara göre biraz karmaşıktır. Ancak bir kez bu programı kullanmayı bilen birinden yardım alırsanız bu programı rahatlıkla kullanmaya devam edebilirsiniz. Bu program sayesinde bilgisayarınızdan alabileceğiniz en yüksek performansı alacak ve bilgisayar bileşenlerinizin bozulmasının önüne geçebileceksiniz.

360 Total Security

Bilgisayarınızdan maksimum verim almanızı engelleyen durumlardan bir tanesi de virüs bulaşmasıdır. Bu durum bilgisayarınızın hızının yavaşlamasını sağlamakta ve kişisel bilgilerinizin tehdit altında olmasına neden olmaktadır. Bu açıdan bakıldığında güvenilir olmayan sitelere girmemeniz gerekmekte ve tanımadığınız ya da yeni tanıştığınız kişilerin gönderdiği dosyaları açmamanız gerekmektedir. Bu program sayesinde yukarıda saydığımız hususlara dikkat etmeyi unutan kullanıcıların bilgisayarları da maksimum koruma altında olacaktır. Bu program sayesinde bilgisayarınıza sızmaya çalışan casus yazılımlar ve virüsler daha bilgisayara giremeden engellenmekte ve silinmektedir. Bilgisayarınızın performansını korumak adına bu programı düzenli olarak çalıştırmalı ve tarama işlemini gerçekleştirmelisiniz. Bu sayede bilgisayarınıza sizin bilginiz dâhilinde olmayan erişim isteklerini engelleyebilir ve maksimum koruma sağlayabilirsiniz. Son derece kullanışlı ve kolay kullanımına ek olarak kalabalık olmayan arayüzü sayesinde bütün kullanıcıların rahatlıkla kullanabileceği bu program bilgisayarınızın performansını korumak adına sizlere yardımcı olacaktır.

LCD Televizyon Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

LCD televizyonların ekran çözünürlüğünün HD bir sisteme sahip olması, bu ürünleri alırken dikkat edilmesi gereken özelliklerden en önemlisidir. Kaliteli bir LCD televizyonda piksel boyutlarının en az 1920×1080 olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra ekran çözünürlüğü kadar önemli olan ekran parlaklığına da dikkat edilmelidir. Ekran parlaklığı bazında incelenecek olursa, 500 candela/metrekare uygun bir parlaklık ölçüsüdür. Plazma ekranlarda parlaklık kalitesi 1500 candela/metrekare değerine kadar çıkabilmektedir. LCD televizyon almadan önce dikkat edilmesi gereken diğer bir unsur ise kontrasttır. Alacağınız televizyonun kontrast oranı ne kadar uyumlu olursa, renkler ve tonlar da bir o kadar canlı ve güzel görünür. Kontrastı orantısız bir televizyon tercih ettiğinizde görüntü daha siyah tonlarında ve soluk renklerde olacaktır. Bu nedenle televizyonlardaki kontrast oranının uyumu iyi bir şekilde sağlanırsa, daha canlı görüntülerle karşılaşmak mümkündür.

LCD Televizyonlarda Sık Rastlanan Sorunlar

Son yıllarda birçok kişinin LCD televizyonları tercih etmesine bağlı olarak, televizyonlardaki mevcut sorunlar yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştır. Birtakım sorunlarla karşı karşıya kalanların mutlaka iyi bir araştırma yaptıktan sonra ilgili kişilerle irtibata geçmeleri en sağlıklısı olacaktır.

İlk olarak LCD televizyonlarda çalışmama sorunuyla karşılaşılabilir. Televizyonunuz kapandıktan sonra açılmıyorsa öncelikle televizyonunuzun elektrik bağlantısını kontrol etmelisiniz. Eğer elektrik akımı ulaşıyorsa; televizyonun altında, arkasında veya yanında bulunan açma – kapama anahtarını kontrol etmelisiniz. Bu işlemden sonra güç düğmesi kapalı ise açık hale getiriniz. Tüm bahsi geçen aşamaları yapmanıza rağmen LCD ekranınızda hiçbir şey belirmiyor ise arıza yapmış demektir. Bu arızayı kendi imkanlarınız ile tamir etmeniz oldukça zor ve sakıncalı olabilir. Bundan dolayı bir teknik servise başvurarak çözüme ulaşabilirsiniz. Televizyonunuz çalışıyor fakat ekranda “sinyal yok” ibaresi varsa bu durumun birçok nedeni olabilir. Böyle bir durumla karşı karşıya kalınması halinde teknik servise başvurmadan önce yapmanız gerekenlerden ilki, sinyal kablosunun yuvaya oturup oturmadığını kontrol etmek olacaktır. Eğer çanak anten kullanmaktaysanız, sorun çanaktan kaynaklanıyor olabilir. Bunun haricinde yine çanaktaki elembi mekanizmasını yoklamak gerekebilir. Problemin çanaktan kaynaklandığını düşünüyorsanız, buna teknik servisin müdahale etmesi en iyisi olacaktır. Sık rastlanan bir diğer sorunsa, başlatma tuşunun altında bulunan kondansatörlerin zaman içinde zarar görerek işlevini kaybetmesinden kaynaklanır. Bu arızayı da kendi imkanlarınızla çözmeniz fazlasıyla zor olabilir. Eğer ki televizyonunuzu açtıktan bir süre sonra kapanıyorsa ilk yapacağınız iş, menü bölümüne girerek televizyonun kapanma saati ayarlarını kontrol etmek olacaktır. Bu bölüm aktif olarak gözükmekteyse inaktif duruma getirerek sorunu çözebilmeniz mümkün. Tabii sorun bu nedenden kaynaklanmıyorsa televizyonunuzun içerisindeki devrelerden bazıları aşırı derecede ısınıyor olabilir. Devrelerin daha fazla zarar görmemesi için televizyonunuz otomatik olarak kendini kapatıyor olabilir. Yine böyle bir durumda en doğru seçenek teknik servis çağırmak olacaktır. Televizyonunuzun dış ekranını temizlerken istemeden de olsa çizebiliyorsunuz. Peki bu çizikler giderilebilir mi? Televizyonunuzun ekranın da oluşan çiziklere müdahale edilmesi söz konusu bile değildir. Ekranda bulunan çizikler görüntü kalitesini etkilemediği sürece televizyonunuz bu şekilde kullanmanız tavsiye edilir. Aksi takdirde görüntü kalitesine zar veriyor ise ekranın tamamen değişmesi gerekmektedir. Bu işlem ise biraz masraflı bir iştir. Televizyonunuzun ekranı her iki yandan da dar görünüyorsa bu durum çoğu zaman sinema modu ayarının değişmesinden kaynaklanır. Ekran boyutunuzun değişmesinin en büyük sebebi budur. Bir başka sorundan bahsedecek olursak; televizyonunuzdan yanık kokusunun gelmesi halinde, acil olarak LCD televizyonun elektrikle olan bağlantısını kesmeniz gerekir. Çünkü bu olay yangına sebebiyet verebilir ve bu sebepten dolayı önceden önlem alınarak priz bölümünden fiş çekilmelidir. Yanma problemi, LCD televizyonun arka kısmındaki aydınlatmayı sağlayan ve inverter devresinde bulunmakta olan kapasitörlerin aşırı ısınmasından meydana gelmektedir.

Genel anlamda LCD televizyonlar hakkındaki sık rastlanan sorunlar bu şekildedir. Bahsi geçen problemlerin dışında herhangi bir sorunla karşılaşılması durumunda, mutlaka televizyonu edindiğiniz firma ile iletişime geçmelisiniz. Ayrıca garanti süresini de göz önünde bulundurarak gerekli işlemleri uygulamanız sizler için en sağlıklısı olacaktır.

Silinen Dosyaları Geri Getirme

Windows Silinen Dosyaları Geri Getirme

İnsan hayatının şuan kullanılan en yararlı ve karmaşık aleti bilgisayardır. İş için, film için, oyun için ve daha birçok gerekçe ile bilgisayar kullanırız. Günlük yaşantımızda zamanımızın büyük bir kısmını internete ve bilgisayarlara bağlı bir biçimde geçiririz. Bu açıdan bakıldığında bilgisayarlar artık bir organımız gibidir dememiz yanlış olmayacaktır. Bilgisayarlarımıza iş için ya da oyun olarak dosyalar yüklemekte ve kurmaktayız. Bazen bireyler bu dosyaları silmek istememelerine rağmen silinmektedir. Ya da silme işlemini iradesi ile gerçekleştiren insanlar bir müddet sonra pişman olup dosyaların geri gelmesini istemektedirler. Bazen evimize gelen misafir çocukları bize sormadan bilgisayarımızdan belge ve dosya silebilmektedir. İşte bu gibi durumlarda silinen dosyaları geri getirebilmek gelişen teknoloji ve yazılım dünyası sayesinde mümkündür.

Silinen dosyalarınızı geri getirebilmeniz adına sizlere birkaç tavsiyede bulunmak istiyoruz. Bu tavsiyelerden birkaçı hiçbir program gerektirmemektedir. Geri kalan kısmı ise şuan Windows için üretilmiş en nitelikli silinen dosyaları geri getirme uygulamalarıdır.

Geri Dönüşüm Kutusu Kullanımı

İnsanlar genellikle geri dönüşüm kutusunu kullanmadan oradaki dosyaları tamamen silmektedirler. Fakat Windows’un geri dönüşüm kutusu gibi bir programı tasarlamasının nedeni insanlar sildikleri bir dosyayı ya da uygulamayı hemen kaybetmesin ve ihtiyacı olduğunda geri kullanabilsin mantığıdır. Ancak günümüzde bilgisayar kullanıcıları son derece özensiz ve bilinçsiz bilgisayar kullanmaktadır ki bu kutunun içeriğine bakmadan direkt olarak geri dönüşüm kutusunu boşalt işlemini gerçekleştirmektedirler. Sizlere silinen dosyalarınızın geri getirilmesi adına ilk tavsiyemiz geri dönüşüm kutusunu doğru ve bilinçli bir şekilde kullanmak olacaktır. Bu sayede silinen dosyalarınıza tekrar erişebilecek ve onları tamamen kaybetmemiş olacaksınız.

İşte bu denli kritik anlarda yanınızda olabilecek olan geri dönüşüm kutusunu kesinlikle kullanmalısınız. Bilgisayardan herhangi bir dosya ya da belge sildiğinizde bu silinen öğeler direkt olarak kalıcı bir biçimde bilgisayardan kaybolmamaktadır. İlk olarak geri dönüşüm kutusuna gönderilmektedir. Bundaki amaç insanlar sildikleri dosyayı yanlışlıkla silmiş olabilirler düşüncesidir. Bir diğer amaç ise insanlar sildikleri öğelerin kaybolmasında pişman olmasınlar diye onları geri yükleyebilme seçeneklerinin bulunma isteğidir.

Recuva Programı

Bu program sayesinde silinen dosyaları, fotoğrafları, e-mailleri ve belgeleri bilgisayarınıza geri getirmeniz mümkün olacaktır. Bu program ücretsiz bir bilgisayar silinen dosya kurtarma programıdır. Bu programdan yararlanabilmek için teknolojik programlar sağlayan internet sitelerinden indirme işlemini gerçekleştirmeniz gerekmektedir. Daha sonra uygulamayı bilgisayarınıza gerekli adımları geçerek yüklemeniz gerekmektedir. Programı yükledikten sonra program ana sayfasını açın ve File Type seçeneğinde yer alan butonlardan birini seçin. Bu butonlar bilgisayarınızdan hangi dosyanın silindiğiyle ilgilidir. Bilgisayarınızdan silinen fotoğraflar için pictures, silinen müzikler için music, silinen dosyalar için ise Documents butonlarını seçmeniz gerekmektedir. Daha sonra silinen dosyanın konumunu belirtin, eğer dosyanın konumunu hatırlamıyor iseniz I’m not sure seçeneğine kesinlikle tıklamalısınız. Daha sonra arama tuşuna bakarak silinen dosyalarınızın önünüze gelmesini bekleyin ve gelen dosyalardan geri yüklemek istediklerini yüklemelisiniz.

Paragon RescueKit 14

Şuan piyasadaki en kaliteli silinen dosyaları geri getirme uygulamalarından bir tanesi de Paragon RescueKit 14’dür. Bu programı bilgisayar kullanmayı az çok bilen herkes rahatlıkla kullanabilmektedir. Bu program sayesinde sadece bilgisayarınızdaki silinen dosyaları değil ayrıca flash bellek, CD-Rom ve Harici hard disk gibi ürünlerde de silinen dosyaları geri getirebilirsiniz. Son derece anlaşılır araç ve menüsü sayesinde rahatlıkla kullanabileceğiniz bir programdır. Bilgisayarda yüklü olan dosyaları kaybetmek adına en büyük risk herhalde bir sürücünün tamamen silinmesidir. Bu uygulama sayesinde diskinizin tamamı silinirse ve siz uygun zaman dilimi içerisinde bu programı çalıştırırsanız diskinizin tamamını geri getirebilirsiniz.

Dosyalarınızı Kaybetmemeniz Adına Önlemler

Gelişen teknoloji ve internet kullanımı sayesinde artık dosyalarınızı saklayabileceğiniz sanal diskler mevcuttur. Bilgisayarınıza aktardığınız ve sizler için oldukça önemli olan dosyalarınızı bu sanal disklere kaydederek silinme korkusundan kurtulabilirsiniz. Aylık olarak belli bir miktar ücret ödemek zorunda olmanız bu yöntemin dezavantajıdır. Bir diğer yöntem ise teknoloji marketlerinden satın alabileceğiniz taşınabilir disklerdir. Bu diskler neredeyse bilgisayarlar kadar hafızaya sahip olmaları ve küçük boyutları ile oldukça kullanışlıdırlar. Bu disklerden de dosya silinme tehlikesi mevcuttur ancak yukarıda saydığımız programlar sayesinde geri getirme olasılığınız vardır.

Derin Dondurucularda Sık Rastlanan Sorunlar

Derin dondurucular günümüzde çok büyük öneme sahip teknolojik aletlerden birisidir. En öne çıkan özelliklerinden ilki, içerisine koymuş olduğunuz malzemeleri uzun süre boyunca taze tutmasıdır. Bunun yanı sıra derin dondurucularda da, birçok beyaz eşyada olduğu gibi zaman zaman sıkıntılar yaşanacaktır. Bu gibi durumlarda derin dondurucuları üreten firmaların teknik servisleri devreye girmektedir. İlk işlemi mutlaka teknik servis yetkililerinin yapması en sağlıklısı olacaktır. Ayrıca bu ürünler, buzdolaplarına kıyasla daha uzun ömürlü aletlerden yapılmıştır ve daha az elektrik tüketimi yapan beyaz eşyalardır.

Derin Dondurucular Neden Soğutmaz?

Derin dondurucular zaman zaman bozulabilirler. Bozulma nedenleriyse duruma göre değişiklik gösterebilir. Bu sorunları belirlemeyi ise kendiniz değil, kesinlikle teknik servis yetkililerinin yapması gerekmektedir. Derin dondurucular temel olarak sürekli çalışan sistemlere sahiptirler. Eğer derin dondurucunuz içerisine koymuş olduğunuz malzemeleri sürekli soğutmuyorsa, buradan soğutma sisteminin tıkalı olduğu rahatlıkla anlaşılabilir. Derin dondurucunun soğutma kaynağındaki bu arıza, genellikle kompresörden kaynaklanmaktadır. Kompresör bozulmuşsa derin dondurucunuz normalde beklenenin altında performans gösterir ve bazen hiç soğutma dahi yapamayabilir. Derin dondurucunuz ile soğutmada problem yaşamanızın başka bir sebebi de gaz sızdırması olabilir. Gaz sızdırma olayı sık rastlanan olaylardan biri olmakla birlikte, derin dondurucunuzu devre dışı bırakacak kadar büyük bir arızadır. Nadir olarak evlerde elektrik kesintisi sonrasında tekrar gelen elektrik akımı, ürününüze fazla yükleneceğinden birtakım arızalara sebep olabilmektedir. Bu durumu engellemek için, akım düşürücü prizler kullanabilirsiniz. Ayrıca bu ürünlerde sık rastlanan problemler, kondanser fanından da kaynaklanıyor olabilir. Eğer kondanser fanının çalışmaması gibi bir durumla karşı karşıya kalırsanız, derin dondurucunuz düzenli olarak soğutmaz ve performansında çok fazla düşüş gözlenebilir. Genel olarak soğutmama nedenleri bu ve bunun gibi durumlardan dolayı olmaktadır.

Derin Dondurucu Neden Isınır?

Derin dondurucuların yan duvarlarında bulunan ve gaz akımını sağlayan borular vardır. İçerisinde gaz dolaşımı olduğu için bu bölümlerin ısınması normal karşılanan bir durumdur. Fakat aşırı ısınma sorunu, değişen hava koşullarından veya fan motorundan kaynaklanabilir. Derin dondurucunuz çalışır durumdayken fan motoru çalışmıyor ise, petekler soğutma işlemini gerçekleştiremez ve bu durumda ısınmaya yol açabilir. Derin dondurucuların kurulumu tamamlanıp yerleştirileceği zaman, mutlaka motor bölümleri duvardan uzak bir mesafeye yerleştirilmelidir. Bunu yapmamızın nedeni, derin dondurucuların motorunun rahat bir şekilde havalandırma yapabilmesidir. Derin dondurucunuzda bu ve bunun gibi durumlarla karşılaştığınız zaman, kendiniz müdahale etmeyip teknik servise haber vererek profesyonel kişiler tarafında yardım almak en doğru karar olacaktır.

Derin Dondurucu Kapağı Neden Kapanmaz?

Derin dondurucuların kapağının kapanmaması, en çok karşılaşılan sorunlardan birisidir. Derin dondurucular sık kullanılan ürünler olduğu için, açma kapama işlemini yaparken kapak lastikleri yıpranır ve buna bağlı olarak gevşer. Bu gibi durumlarda kapak tam olarak kapanmayabilir. Bu da derin dondurucunuzun daha fazla enerji harcamasına ve içerisine koymuş olduğunuz malzemelerin daha kısa bir sürede bozulmasına sebep olmakta. Bu problem hakkında ilk olarak teknik servise danışarak bilgi alabilirsiniz. Bunun haricinde lastiğinizin iç bölümünde bulunan manyetizmanın özelliğini yitirmiş olabileceğini göz önünde bulundurarak kendiniz de birkaç işlem yapmayı deneyebilirsiniz. Geleneksel olarak en sık kullanılan tekniklerden ilki, bir litre kadar suyu çaydanlığınızda kaynatarak derin dondurucunun kapak lastiğinin üzerinden yavaşça boşaltmaktır. İşlem sonrasında on beş dakika gibi bir süre zarfında derin dondurucunun kapağı kapalı tutulmaktadır. Bu uygulamayı yaptıktan sonra yüksek ihtimalle derin dondurucu kapağı eskisinden daha iyi bir biçimde kapanıyor ve kapatıldıktan sonra kendiliğinden açılmıyor olacaktır.

Derin Dondurucunuzun Kırmızı İkaz Lambası Neden Yanar?

Derin dondurucunuzun kırmızı ikaz lambasının yanmasının birçok sebebi vardır. Örneğin cihazın fişi prize yeni takılmışsa, iki – üç saatlik boş bir şekilde çalıştırma yapıldığında kırmızı ikaz lambasının söndüğünü gözlemlenir. Işığın yanmasının bir başka sebebi de, derin dondurucunuzun bulunduğu ortamdan kaynaklanabilir. Cihazın bulunduğu ortam sıcaksa, kendinden beklenen performansı göstermez ve bu nedenle kırmızı ikaz lambası yanmaya başlar. Bu yüzden derin dondurucunuzu güneş alan yerlerden (kalorifer, soba vb.) yerlerden uzak tutunuz. İkaz lambası yanmasının son nedeni kompresörün arıza yapmış olabileceğidir. Tüm bu hususlar göz önünde bulundurularak ikaz ışığı yanmasının sebebi rahatlıkla anlaşılabilir.

 

 

Laptopum Çok Isınıyor Diyenlere Çözüm

Laptop Isınmasına Çözüm

Laptop Hayatımızın Neresinde?

Günlük yaşantımızda yanımızdan ayırmadığımız ve her an elimizin altında bulunana teknolojik aletlerden biriside laptoplardır. Çeşitli amaçlar için kullandığımız laptoplarımız gerekli bizler için olmazsa olmaz. Gerek iş, gerek oyun, gerekse de dizi-film izlemek için kullandığımız bu laptoplar masaüstü bilgisayar devrini kapatacağa benziyor. Artık hemen hemen neredeyse her evde en az 1 adet laptop bulunmaktadır. İnternetin iyice yaygınlaşmasıyla beraber laptop satışları da iyice artmaktadır. Hal böyle olunca laptoplarla ilgili teknik problemlerde gündemi oldukça sık meşgul etmektedir. Bu problemlerin başında ısınma sorunu gelmektedir. Çeşitli nedenlerle ısınana laptoplara çözüm arayışında bulunduğumuz bu yazımızda sizleri bu dertten kurtarmayı hedefliyoruz.

Laptop Neden Isınır?

Laptopların ısınmasının çok çeşitli nedenleri olabilmektedir. Bazen donanımsal özellikler bu duruma müsaittir bazen ise aşırı işlem yapmaktan dolayı laptop ısınma sorunu baş göstermektedir. Bu açıdan ele alacağımız ilk konu donanımsal özellik nedeniyle ısınma olacaktır. Piyasada birçok laptop üreticisi ve markası bulunmaktadır. Eğer sizler laptop alırken detaylı bir biçimde araştırma yapıp bir tercihte bulunursanız maalesef fazla ısınan laptop markalarına yakalanabilirsiniz. Üstelik bu markalar öyle tek tük de değildir. Şuan piyasada bulunan laptop markalarının neredeyse yarıya yakını donanımsal özelliklerinden dolayı kullanıcılarını bu türden bir sorunla karşı karşıya bırakmaktadır. Eğer detaylı bir araştırma yapmadan laptop almaya kalkarsanız bu yazımız aklınıza gelsin ve detaylı bir araştırmanın ardından ısınmayan laptop modellerini tercih edin.

C:\Users\Apak\AppData\Local\Microsoft\Windows\INetCache\Content.Word\laptop-isinma-sorunu-1.jpg

Laptopların neden ısındığıyla alakalı olarak ele alacağımız ikinci konu ise fan bölgesi olacaktır. Laptopların uygulamaları çalıştırma, bekletme gibi görevleri olan işlemci adında bir donanımı vardır. İşlemci eğer üzerinde çok fazla işlem birikirse aşırı çalışmaya bağlı olarak ısınmaya başlar. İşlemcinin bu ısınmasına karşı başka bir bilgisayar donanımı olan fan çalışarak onu soğutmaya başlar. Laptoplarda fanların dışa açılan delikli yapıda hava kanalları vardır. Eğer bilgisayar kullanıcı bu kanalları tıkarsa fan sıcak havayı dışarı atamaz ve olduğundan daha da fazla ısınmaya başlar. İşte bu yüzden laptoplarınızı kullanırken fan kanallarının açıkta kalmasına ekstra dikkat etmeniz gerekmektedir.

Bu açıdan laptopların ısınma problemi oluşumunun bir diğer nedeni de laptopun aşırı tozlanmasıdır. Günlük belki de saatlerce çalışan laptoplar etraftan toz çekmektedir. Bu toz laptopun donanım elemanlarına yapışarak onların çalışmaz hale getirebilmektedir. Bu açıdan dikkat etmeniz gereken şey laptop temizliğidir. Eğer kendiniz laptopu açabiliyor iseniz fanı yukarıdaki resimde olduğu gibi kulak çöpü yardımıyla temizleyebilirsiniz. Aynı işlemi özellikle işlemci olmak kaydıyla diğer elemanlar içinde gerçekleştirdikten sonra laptopunuzu geri kapatmanız gerekmektedir. Yok laptopunuzu açamıyor iseniz laptopunuz çalışmıyorken fan kanallarına elektrikli süpürge tutmanızı öneririz. Bu yöntem ilki kadar etkili olmasa da temizlik açısından laptopunuza iyi gelecektir.

Laptopunuzun Isınmasını Engellemek İçin Neler Yapabilirsiniz?

Laptoplarınızın ısınmamasına adına sizlere birkaç tavsiyede bulunacağız. Bunlardan ilki işe yaramayan uygulama, oyun, dosya vb. şeyleri bilgisayarınızdan kaldırmanız olacaktır. Çünkü bu tür fazlalık yapan dosyalar işlemcinize ekstra yük yüklemekte ve çalışırken olması gerekenden fazla ısınmasına yol açmaktadır. Bu sebepten dolayı laptoplarınızda sadece sık bir biçimde kullandığınız uygulamalar ve oyunları yüklü tutarsanız laptopunuzun ısınmasını daha aza indirebilirsiniz.

Sizlere laptopunuzun ısınmasını engellemek adına ikinci tavsiyemiz ise soğutucu kullanmaktır. Çoğunlukla bilgisayarı satın aldığınız mağazalarda laptopunuza uygun soğutucular bulunmaktadır. Eğer laptopu satın alırken soğutucuyu unuttu iseniz endişeye gerek yok. Çünkü piyasadaki laptopların çoğu standart ölçülere sahip olduğu için soğutucularda öyle olmaktadır ve aradığınız soğutucuya çok kolay bir biçimde erişebilirsiniz. Bu soğutucular laptopunuza USB girişinden bağlanmakta ve laptopunuzdan ayrı fan görevi görmektedir.

Laptopunuzun ısınmasını engellemek adına sizlere bir başka tavsiyemiz laptopunuzu uygun ortamda kullanmanızdır. Kucakta, yatakta, koltukta vb. yerlerde kullanılan laptoplar hava alamamakta ve aşırı ısınmaktadır. Böyle bir sorunla karşılaşmamanız adına laptoplarınızı masada ve altında soğutucu olacak bir biçimde kullanmanızı tavsiye ederiz.

Laptopunuzun ısınmasını engellemek adına sizlere son tavsiyemiz arka planda çalışan uygulamaları kapatmak ve virüs taraması yapmanız olacaktır. Birçok laptop kullanıcısı laptopları açılır açılmaz kullanmaya başlamaktadır fakat bu durum laptopun ısınmasını tetiklemektedir. Şöyle ki internetten indirdiğiniz ve kurduğunuz bazı dosyalar görünürde açık olmamakla birlikte arka plan çalışmaktadır. Bu açıdan o uygulamaları kapatmanız ya da kullanmıyor iseniz silmeniz gerekmektedir.

Whatsapp Uygulamasını Şifreleme

Whatsapp Uygulamasını Nasıl Şifrelerim?

Whatsapp uygulamasının yayılması ve geniş bir kitle edinmesinin ardından adeta hayatımızın bir parçası haline geldi. Günlük yaşantımızda telefonlarımız izinsiz olarak kullanılabiliyor bu durum şüphesiz birçok insanın hoş karşılamadığı bir davranış. Whatsapp ve diğer özel uygulamaları şifreleyerek veya telefona kilit koyarak bunun önüne geçilebilir. Peki, Whatsapp uygulamasına nasıl şifre koyulur?

Whatsapp Uygulamasına Şifre Koyma Yöntemleri

Clean Master

Clean Master uygulaması sadece whatsapp uygulamasına şifrelemek ile kalmaz bunun yanı telefonunuzu hız ve işlevi bakımından daha yüksek performans sergilemesine yardımcı olur.

Google Play üzerinden Clean Master uygulamasını indirdikten sonra alt menüde bulunan Araçlar sekmesine geçiyoruz burada aşağıya indiğimiz zaman Uygulama Kilitleme seçeneğine ulaşıyoruz. Önce bizden uygulamalara hangi desenle giriş yapmak istediğimizi soruyor ve girmek istediğimiz deseni çiziyoruz.

Daha sonrasında karşımıza telefonumuzda yüklü olan uygulamalar çıkıyor. Buradan Whatsapp uygulamasını seçiyoruz ve whatsapp uygulamasını şifreleme işlemini gerçekleştirmiş oluyoruz. Ayrıca bu sayfadan telefonunuz için bir ekran kilidi oluşturabilir veya gizli öz çekim özelliğini aktif ederek telefonunuzdaki whatsapp uygulamasına sizden habersiz giriş yapmayı deneyip deseni yanlış giren kişileri görebilirsin.

CM Security-Uygulama Kilitleme

Bu uygulama Clean Master uygulamasının yapımcıları tarafından sadece whatsapp ve diğer uygulamarı şifrelemek için yapılmıştır.

Bu uygulamayı da Google Play de ‘CM Security-Uygulama Kilitleme’ diye aratarak kolay bir şekilde bulabiliriz. Arayüzde karşımıza çıkan AppLock sekmesinden önce bir desen belirleyip ardından karşımıza çıkan sayfada Whatsapp uygulamasını seçerek Whatsapp şifreleme olayını gerçekleştirmiş oluruz.

İos İçin Whatsapp Uygulamasını Şifreleme

İos işletim sistemine sahip cihazlarınızda WhatsApp uygulamasına şifre koyabilmeniz için cihazlarınıza Jailbreak yapmanız gerekmektedir. Jailbreak yaptıktan sonra Cydia uygulaması ile tweak yükleyerek Whatsapp uygulamanızı şifreleyebilirsiniz.

Dijital Kadın Asistanı “Pepapp” Nedir?

Gün geçmiyor ki kadınlar için yeni mobil uygulamalar geliştirilmesin. Pepapp’da bu faydalı uygulamalardan birisi. Pepapp kadınların özel günlerindeki sıkıntılarını hafifletmeyi hedefleyen bir uygulama. Pepapp’ın geliştiricisi olan Medya Şef ve uygulamanın başlangıcındaki finansmanı olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ali Osman Koyuncuoğlu bu uygulamayı hayata geçirebilmek için 100.000$ yatırım yaptılar. Dijital kadın asistanı da diyebileceğimiz Pepapp kadınların regl dönemlerinin takvimini ayarlama, bu dönemlerindeki sağlık problemlerinin önüne geçme, moral ve motivasyon verme gibi özellikler barındırıyor. Ayrıca kadınların yumurtlama dönemini de ayarlayarak en uygun hamilelik dönemini ve bu dönemin en uygun ne zaman olacağını, adet tarihine kaç gün kaldığını, gelen akıntının seviyesini ve cinsel ilişki için en uygun zamanı söyleme gibi opsiyonları da mevcut. Kadınların tüm bu döneminde karşısına çıkan problemleri ve tüm detayları veri olarak da saklamakta. Bu sayede olası bir rahatsızlık durumunda doktora başvurulduğunda rahatsızlığın seyrini de takip edebilmeyi ve tedavinin erken sonuçlanmasını sağlamakta.

Medya Şef Ajansı Başkanı Emrah Yiğit bu uygulamanın kadınların adet dönemindeki sıkıntılarını hafifleterek hayatlarını daha da kolaylaştırıcı dijital bir kadın asistanı olduğunu ve bu uygulamanın Türkiye’de bir ilk olduğunu vurguladı.

Dijital kadın asistanı Papapp uygulamasını Türkçe ve İngilizce dil desteği ile Google Play Store’da yer almakta. İlerleyen günlerde İspanyolca, Fransızca, Hintçe ve Çince dil desteği de vermeyi hedefleyen Pepapp, 1 milyondan fazla indirilme ile hızla büyüyen bir uygulama olarak dikkat çekmekte. Kadınlar ve özellikle hamileler için çok faydalı bir uygulama olan Pepapp’ın geliştiricisi Medya Şef de yaptığı uygulama gibi hızla gelişip büyüyen bir şirket olarak yoluna devam etmekte.

Samsung J7 Telefonda Bildirimleri Kilit Ekranında Gizleme

Teknoloji piyasasına göz attığımızda en çok tercih edilen markalardan biri olarak karşımıza Samsung çıkıyor. Samsung J7 Kullanıcıları isterlerse telefonuna gelen bildirimleri kilit ekranında kolay şekilde gizleyebilecektir. Bunu yapabilmek için basi birkaç adımı yapmanız yeterli olacaktır. Özellikle akıllı cihazlarınızın cebinizde olmadığı zamanlarda ekranda bildirimleri herkes görebliyor. Her ne kadar ekran kilidiniz olsa bile cihazınıza gelen bildirimler kolayca fark edilebiliyor. Bu durumdan rahatsızlık duyuyorsanız o halde mutlaka J7 Telefonda bildirimleri kilit ekranında gizleme yollarına bir an önce başvurmanız gerekmektedir.

J7 Bildirimleri Gizleme Yolları

J7 bildirimleri gizleme için ilk olarak uygulamalar simgesine tıklamanız gerekiyor. Ardından telefonda ki değişimleri sorunsu bir şekilde değiştirebileceğiniz ayarlar bölümüne geçiş yapmalısınız. Ayarlar içerisinde de sesler ve Bildirimler bölümü yer alıyor. Bu bölüme giriş yapınız. En son adım olarak ise içeriği gizle bölümü yer alıyor. Bu işlemi gerçekleştirmenizin ardından ise artık Samsung J7 cihazınıza gelen bildirimleri kolayca gizleyebilme şansına sahip olacaksınız. Bu sayede rahatsız olduğunuz bildirim gelme durumu ortadan kalkmış olacaktır.

Son teknoloji cihazların hemen hepsinde artık bildirimleri kontrol etme ve ne zaman nasıl kullanacağınızı ayarlayabileceğiniz bölümler yer alıyor. Bu sayede cihazınıza glen bildirimleri gönül rahatlığı ile artık yönetebilmeniz son derece kolay olacak. Bunun için ise mutlaka kontrollerinizi ayarlar bölümünden yapmanız gerekiyor. Eğer ki cihazınıza gelecek olan bildirimler açıksa onu kapatabilmeniz mümkündür. Bu sayede bildirim gelmesini istemediğiniz durumlarda ise sizi zor durumdan kurtarmış olacaktır. Fakat belirtmemiz gereken bir diğer önemli konu ise bu ayarların her telefonda aynı olmadığıdır. Her telefonda bildirim gizleme ayarları farklılık gösterebilir. Samsung J7 kullanıcıları belirtmiş olduğumuz bu aşamaları takip etmesi gerekiyor.

YouTube Videolarından GIF Yapmak

Günümüzde internette GIF halinde ki hareketli resimler fazlaca kullanılmaya başladı. Tumblr gibi resim odaklı bloglarda bu oran daha fazla. YouTubeda bu ortama uyum sağlayarak videolardan GIF yapma özelliğini aktif etti ve kullanıcılarına sundu. Ancak bütün videolarda aktif olmayan bu özellik zaman geçtikte bütün videolarda aktif hale gelecek ve herkes tarafından kullanılabilecek.

YouTube GIF özelliğini kullanmak çok kolay.

YouTube videolarından GIF yapmak

Öncelikle üstte de yazdığım üzere bu özellik henüz bütün videolarda aktif değil. Hareketli resim yapılabilecek bir video buluyoruz ve Paylaş butonuna basıyoruz. Açılan sekmede GIF seçeneğini seçiyoruz.

Bu sekmede oluşturmak istediğiniz hareketli resmin videonun hangi saniyeler arasında olduğunu ayarlayabilirsiniz. Buna ek olarak resmin üzerine metinde ekleyebiliyoruz. Ayarlarımızı yaptıktan sonra GIF Oluştur butonuna basarak hareketli resmimizi oluşturabiliriz.

Alternatif bir yöntem var mı?

Bilinen bir yöntem daha var ve ne kadar pratik olduğu tartışılır.

Misal olarak http://www.youtube.com/watch?v=5GIpE6PpXzw adresinde ki videodan yapmak istiyoruz. Linki şu şekilde değiştirerek GIF paneline ulaşabilirsiniz; http://www.gifyoutube.com/watch?v=5GIpE6PpXzw